Fatır Suresi 27. 28. Ayetler

Ders Tarihi : 08 Şubat 2009  

08 Şubat 2009

35 / Fatır Sûresi: 27. 28. Ayetlerin Tefsiri

Fatır 27:Görmedin mi diye başlıyor, demek ki Allah bizlerin görmesini, tanık olmasını istiyor. Muhakkak görmüş olmalısın manasında anlaşılmalıdır.

Efendimizden önce ki peygamberlerinde yalanlandığı, Hz. Nuh, Hz. Musa yalanlandı da ben onlara bir süre tanıdım da daha sonra o süre dolunca ben onları yakaladım aldım şeklinde önceki ayetin bağlamı bu şekildeydi. Bu ayetler ise süreci hâlâ işleten, süreci hâlâ yürütenin Allah olduğunu, Allah’ın herşey üzerinde otoriter, egemen olduğunun farkında değilmisin, suyun indiğini, yerden yeşilliklerin bitirildiğini görmüyormusun işaretleri taşımaktadır.

Şu anda kafirlerin kayıtsız, duyarsız, ilgi ve alakasız davranması, seni üzmesin, bu onlarla sınırlı olan birşey diye aynı tesellinin devamı olarak da okunabilir.

Küfür cephesinden gelen duyarsızlık ne boyutta olursa olsun, o cepheden gelen zulüm ne boyutta olursa olsun, mü’minler asla bir ümitsizliğe, yeise kapılmamalılar. Çünkü herşeyin kontrolü Allah’ın elinde ve ipin ucu hiçbir zaman Allah’ın elinden çıkmaz.

Allah ihtilafa vurgu yapıyor, muhtelifen.

İhtilaf, farklılık Allah’ın kudretinin, ve her yerde herşey ile ilgilendiğinin ve her yerde herşeyi aynı anda yarattığının en büyük kanıtıdır.

Her vakit, her daim Allah iş üzerindedir. O’nun işleri otomatiğe bağladığı, rutine bağladığı gibi bir durum düşünülemez. Çünkü rutine bağlamak, çünkü sanayiye çevirmek, çünkü fabrike etmek takatsizlerin, güçsüzlerin, yorulanların, sığ ve sınırlı olanların başvurduğu bir çaresizliktir.

Neden bir tasarım, bir kalıp oluşturup ondan binlercesini üretiriz? Çünkü yeni tasarım yapmak zordur.

Göklerin ve yerin yaratılması ve özellikle lisanlarınızın ve renklerinizin farklılığı O’na delalet etmektedir, O’nun ayetlerindendir.

Lisanlardaki ihtilaf, renklerdeki ihtilaf hepsi bir gücün var olduğunun en büyük kanıtıdır.

Bizlerdeki farklılıklara baktığımızda şu ortaya çıkmaktadır: Biz bir fabrikanın ürünü değil, bir sanatın ayrı ayrı îtina ile yarattığı özgün birer varlığız.

Dağlar da renk renk ve farklı.

Allah neden aynı şeyi kullanmaya ihtiyaç duymuyor? Gerek yok! Çünkü güçten yana, ilimden yana bir eksiklik kusur olmadığı için farklı yapmakla, aynı yapmak arasında da bir fark yok.

Gökleri ve yeri 6 günde yarattık ve bundan dolayı bize de bir usanç gelmedi buyuruyor Allah.

Renklerin tonlarından da bahsettikten sonra Allah adeta şu denilmek isteniyor: Her taraftan haberimiz var da, senin bu içine düştüğün sıkıntıdan habersizmi olduğumuzu sanıyorsun?! Herşeyi ayrı ayrı ve birebir kontrol ediyoruz da, onların sana bu çektirdiklerini görmezden gelip, bundan gafil olduğumuzu mu sanıyorsun ki, kendini yiyip bitiriyorsun.

Rabbin rasat halindedir, sürekli rasat etmektedir. İstinsach; Biz sizlerin her ne yapıyorsanız görüntü olarak, ses olarak, niyet, arka plan, iç dünyanız olarak birer kopyası istinsach edilmekte. Sen aldırış etme, görevini yerine getir, Rabbinin sünneti gereği takip ettiği bir süreç söz konusudur.

Bu ayette Allah dikkatimizi evrene ve evrendeki işleyiş üzerinden dikkatimizi Kendi gücüne çekti. Aşağıdaki ayette ise dikkatimiz canlılara çekiliyor, onlar içerisinden de insanlar anılıyor.

Fatır 28:27 ci ayette ihtilaf kavramı 2 defa geçti, yerden çıkarılan mahsuller üzerinden ve dağlar üzerindeki farklılıkta.

Şimdi ihtilaf kavramı bu ayette bir defa daha anılıyor. Aynı fabrikanın ürünü değilsiniz, olamazsınız ama aynı kudretin yaratığısınız. Hepimiz apayrıyız fakat hepimiz aynı hakkı, hakikati, gerçeği seslendiriyoruz.

Yaratılanlar arasında önce evrene sonrada canlılara ihtilaf ve farklılık üzerinden bir bakış atılmış oldu.

Kullarından yalnızca ilim yapanlar, âlimler Allah’dan ancak ve ancak çekiniyor, yani başkaları hakkıyla çekinmiyor. Bu farklılığın ne mânaya geldiğini sorgulamayanlar, soruşturmayanlar çekinmiyor.

İlim yapmayanlar Allah’dan çekinmiyorlar, çünkü Allah’ı bilmiyorlar ki! Allah’ı bilmek, Allah’ın gücünü takdir etmek ancak bu gücün algılanması ile mümkün olur.

Allah’ın yaratılıştaki farklılıktan buraya gelmesinden, dikkatleri sanatına, gücüne ve kudretine çektiğini görüyoruz. Bu sanatı, gücü ve kudreti ise görmemek ise imkansızdır. Adeta insanın gözüne sokarcasına kendinde, yerde, göklerde bulması mümkündür, yeter ki o bakışı sergileme eğiliminde olsun.

Bu dinin müntesibi olmayı Allah, ilim yapmakla birebir ilişkilendirmiştir.

Allah’dan kulları arasında ancak ilim yapanlar çekiniyor. İlim yapmayanların durumu ise din açısından bakıldığında problemli bir hâl kazanıyor.

Böyle bir din var mı başka?! O dine intisap etmeyi, o dinin bağlısı olmayı ancak ve ancak ilim yapmakla ilişkilendiriyor. Diğer dinler de bu tam tersidir. O dine intisap etmek ancak ve ancak ilimden ve ilim yapmaktan uzak durmak ile mümkündür. Diğer dinlerde o dine bağlı olmanın en yegane yolu, ilim yapmamaktan geçer.

İlim yapmak ise önüne gelen hakikati, gerçeği sorgulamaktır.

Demek ki: bir hakikat kim tarafından seslendiriliyor ise seslendirilsin, kendisini araştırmaya, incelemeye, sorgulamaya açık hale getiriyorsa kendisine güveniyor demektir ve onun hakikat olma şansı yüksek demektir.

Allah, bizim Kendi zatının gücünü, kudretini anlamamız, düşünmemiz, tedebbür etmemiz hususundaki girişimlerimizi demek bana güvenmiyorsunuz ha! diyerek böyle bir alınganlığa, kızgınlığa bürünmüyor. Tam tersi Ben’den gerçekten çekinmek istiyorsanız, bu süreci peşpeşe kovalamanız gerekir denilmek isteniyor.

 

 

 



 İzle :   OnlineİndirPaylaş
 Dinle :   OnlineİndirPaylaş
    
 
  Yorumlar Yorum Ekle
Henüz gönderilmiş bir yorum bulunmamakta ...




Yeni web sitemizi ziyaret etmek için lütfen TIKLAYINIZ
Canlı Yayın
Tefsir Dersleri Meal Dersleri M-Bakara Suresi M-Ali Imran Suresi M-Nisa Suresi M-Maide Suresi İbni Hibban Hadis Sohbet Sahihi-Buhari Hadis Sorular ve Cevaplar


Rivayetlerin Olasılığı Teorisi Halis Aydemir İletişim Canlı Yayın

Şu ana kadar ki Meal Derslerinde yapılmış olan çalışmaların son halini buradan indirebilirsiniz.

Türkçe Meal İndir
İngilizce Meal İndir